Bu Blogda Ara

evren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2018 Perşembe

Evren: Yıldızımız Güneş


Yıldızımızın kimine göre korkutucu kimine göre ise olağanüstü derecede fantastik bir fotoğrafı

Güneş sisteminin merkezinde yer alan yıldızımız, çekim alanı ile sekiz adet gezegeni ve bir çok uydusunu içinde barındırır. Dünyamızda yaşam olmasının temel sebeplerinden biri olan yıldızımız, şaşırtıcı olsa da Evren ölçeğindeki yıldızlara bakıldığında boyut olarak onlardan küçüktür.

Güneşimizin coğrafi özelliklerinden bahsedecek olursak çapı 1.4 milyon km, yani Dünya'nın 109 katı ve kütlesi Güneş sisteminin toplam kütlesinin yaklaşık %99,86 sını oluşturur, Dünya'nın kütlesini 330.000 kat katlayacak kadar kütlesi vardır. Güneşin kimyasal yapısının dörtte üçünü hidrojen (%73) geri kalan kısmı helyumdur (%25) oksijen, karbon, neon ve demir dahil ağır elementlerin çok daha küçük miktarları vardır.


Güneş ve Dünya büyüklüklerini kıyaslamak yerine bizim minicik olduğumuzu ortaya koyan bir fotoğraf


Güneş spektral sınıfına göre G tipi bir yıldızdır. Bu nedenle sarı cüce olarak anıldığını görürseniz şaşırmayınız. Yaklaşık 4.6 milyar yıl önce yoğun bir moleküler bulutun bulunduğu bugün ki uzay koordinatlarımızda yerçekimi etkisinden ötürü Güneşimiz ve gezegenlerimiz meydana gelmiştir. Yıldızların hepsi nükleer füzyon ile her saniye enerji üretir ve yakıtı bitene kadar sorun çıkarmadan yoluna devam eder. Evrende istemediğiniz kadar bulunan bu dev gaz toplarının sonlarına başka bir başlıkta ayrıntılı olarak değineceğim.

Kabaca söylersek Güneş orta yaşlı bir yıldızdır. 4.5 milyar yıldır yapısında pek bir değişiklik olmadı ve yaklaşık 4,5 veya 5 milyar yıl kadar da bir şey olacak gibi görünmüyor. Ömrünün sonuna doğru kızıl dev evresini yaşayacak olan yıldızımız, görkemli bir patlamayla değil ilk önce büyüyüp sonra da bir beyaz cüceye dönüşerek ışıltısını sonsuza dek kaybedecektir.

Dünyamıza yaklaşık olarak 150 milyon km uzaklıkta olan yıldızımızın Habitable Zone(Yaşanılabilir Bölge) da olan gezegenleri Venüs, Dünya ve Mars'tır.

Ne yazık ki şu ana kadar yapılan araştırmalar sonradan daha ayrıntılı ele alacağımız Venüs ve Mars ikilisinde yaşamın çok düşük bir ihtimal olduğunu ve bu yaşam istatistiğinin Mars'ta ağır basıp Venüs'te ise inanılmaz derecede olağanüstü bir şans gerektirdiğini söylüyor. Tabi ki sadece habitable zone da olmak yetmiyor, bu sadece şartlardan biri.


Güneşin taç katmanı Corona, milyon derece mertebesinde sıcaklığa sahiptir


Son olarak Güneşimizin sıcaklığına değinelim. Yüzeyi yaklaşık .4.5 veya 5 bin derece civarı sıcaklığa sahip olan Güneş, Corona yani taç katman sıcaklığında zirvelere oynuyor ve iki milyon derece bir sıcaklığa sahip. Çekirdeği ise milyonlarca derece sıcaklıktadır. Yıldızımız Güneşi bitirdiğimize göre ileri yazılarımda gezegenlerimize tek tek değinip, oradan da galaksilere ve evrene açılacağımızı söyleyeyim. Keyifli okumalar dilerim.































12 Aralık 2017 Salı

Astronomiye Giriş PDF


Temel astronomi bilgisi için işinizi görecek 185 sayfalık ders kitabı niteliğinde bir kaynak. Siz bunu okuyun size daha birçok kaynak sağlayacağım sayın okuyucum, telaş yapmayınız :)



2 Haziran 2017 Cuma

Cosmos alıntıları, Astronomi notları - 1

Cosmos bildiğimiz üzere bize yaşamın nasıl başladığını, evrenin genel yapısını ve bilimin nasıl evrildiğini, fazla ayrıntıya takılmadan güzelce baştan sona anlatan bir kitap. Carl Sagan ve Neil Degrasse Tyson'ın sunumlarını yaptığı iki adet belgesel serisi de vardır ki izlemenizi kesinlikle öneririm.

Bu kitaptan alıntılar yaparak sizinle önemli bölümlerin altını çizmek istedim.Ayrıca size fotoğraflı kısa bilgiler de aktaracağım .

 Şimdiden keyifli öğrenmeler dostlarım..

Birinci Bölüm - Kozmik Okyanusun Kıyıları


Kozmos, olmuş veya olan ya da olacak her şeydir. Kozmos ''düzen içinde bir evren'' anlamında kullanılan Yunanca bir sözcüktür ve bir bakıma ''karmaşa'' alamına gelen Kaos kelimesinin karşılığıdır.

Üzerinde barındığımız yerküre, başsız ve sonsuz bir enginlikte kaybolmuş minicik bir gezegendir. Kozmik perspektifte, insanoğluna ilişkin uğraşların çoğu anlamsız hatta çocuksu görünür. Ama yine de insan soyu her dem genç, her dem merak küpü ve her dem cesur, ayrıca çok şaşırtıcı, ayrıca çok ta umut vericidir.

Dünyamız ve uydusu

Yerküremizin yüzeyi, kozmik okyanusun  kıyısını oluşturur. Bilgilerimizin çoğunu da bu kıyılarda edindik. Son zamanlarda denize birazcık açıldık... (Yazarın burada söylediklerini anakronist bir bakış açısıyla değerlendirsek daha doğru olur dostlarım, biliyorsunuz ki kitabın yazıldığı tarihten itibaren bakış açımızda çok büyük bir fark oluştuğunu hatırlamak gerekiyor)

Dünyamızda uzunluk ölçüsü olarak kullandığımız metre ya da kilometre gibi ölçüler, Kozmos'un boyutları için geçerli değildir. Kozmos öylesine büyüktür ki, kilometreler anlamsız kalır. Kozmos'ta ölçü olarak ışık hızını kullanıyoruz, Işık, saniyede 300.000 km hızla ilerler. Başka bir deyişle yerküremizin çevresini saniyede yedi kez dolanmış olur. Sekiz dakika gibi bir sürede Güneş'ten dünyamıza ulaşır. Işığın bir yılda aldığı mesafe ise aşağı yukarı 9.5 trilyon km dir. Işık yılıyla zaman değil uzaklık ölçeriz.

Bir ışık huzmesi saniyede 300.000 km gibi bir hızla hareket eder, Dünyamızın uydusu aya ulaşmak için ışığın çok ta zorlanmayacağını söylememiz gerekiyor...

Galaksilerarası uygun bir noktadan bakabilsek, uzay dalgaları üzerine yayılmış köpük gibi hafif ışıltılı şekiller görürüz. Bunlar galaksilerdir, bazıları tek başına, bazıları küme halinde engin kozmik karanlıkta kayarak dolaşırlar. Evet, işte karşımızda, bildiğimiz kadarıyla, en geniş boyutlardaki bir Kozmos... Yerküremizden sekiz milyar ışık yılı uzakta bulutsu yıldızlar yöresindeyiz. Bilgilerimiz, burasının bilinen evrenin uç bölümüne yarı uzaklıkta olduğunu söylüyor.


Fotoğrafta gördüğümüz galaksi Sombrero Galaksisi adını verdiğimiz, Başak takımyıldızı yöresinde bir sarmal gökada. 1767 yılında Pierre Mechain tarafından keşfedilmiştir. Uzaklığı 28.5 milyon ışık yılı, çapı ise 140.000 ışık yılıdır.

Bir galaksi, gazdan tozdan, yıldızlardan oluşur, milyarlarca yıldızdan.. Birileri için güneş işlevi görüyor olabilir bu yıldızlar. Bir galakside trilyon mertebesine ulaşacak kadar gezegen ve yıldız olabilir. Belki de bizim gibi veya bizden daha da gelişmiş canlı türleri belki de hiç canlı barınmayan ölü gezegenler.. Bunu henüz tam olarak bilmiyoruz. Bu kadar olasılığın içinde bana göre kesinlikle yalnız olmadığımızın altını çizmemiz gerekiyor. Mesafeler elbette uzak, kendi teknolojimize göre düşündüğümüz zaman gidip gelme sıkıntısı yaşayacağımız bir gerçek :)

Şimdi, dünyamızdan yola çıkarak başlayacağımız yolculuk, yeryüzündeki astronomi bilginlerinin ''Bölgesel Galaksiler Kümesi'' adını verdikleri yöreye götürecek bizi. Burası iki milyon ışık yılı ötemizdedir ve yaklaşık yirmi ana galaksiden oluşur. Andromeda galaksisi bunlardan biridir ki M31 olarak bilinir. Bize tam 2.5 milyon ışık yılı uzaklıktadır.

Andromeda Galaksisi
Keşfi MS 964 lü yıllara denk gelir. Abdurrahman es-Sufi tarafından keşfedilmiştir. Yarıçapı 70 bin ışık yılıdır ve yaklaşık bir trilyon yıldıza ev sahipliği yapmaktadır. 4 milyar yıl sonra Samanyolu ile çarpışıp zaman içerisinde birleşecekleri öngörülüyor.

Basit bir şekilde size evren, galaksimiz ve diğer komşu galaksiler hakkında bilgiler vermeye çalıştım, kitabın bundan sonraki bölümünde yıldızlar, yıldızların doğumu ve ölümü gibi konular var bunları ayrı olarak ele alacağımdan dolayı burada bahsetmedim. Önce güneşimizi ele alacağım, daha sonra güneş sistemimizi ve diğer gökcisimlerini anlatıp daha sonra dış uzaya doğru açılacağız ve temel fizik konularıyla baş başa kalacağız. Bilim tarihi ve bilimin nasıl üst üste birikerek bu noktaya geldiğine de değinmeden geçmeyeceğim. Keyifli okumalar dilerim.








KİTAP: Zbigniew Brzezinski - Stratejik Vizyon

Stratejik Vizyon PDF